Zamanın Küresel Dönüşümü: 1870-1950

Yazar: Vanessa Ogle
Yayınevi: Koç Üniversitesi Yayınları (2018)
Sayfa: 272
Dil: Türkçe
Ürün: Sıfır
Durum: Yeni
Kategori: Tarih
Satıcı: Gölge Kitabevi
Fiyat: 440,00 TL — Stokta (1 adet)
Zamanın Küresel Dönüşümü, modern dünyanın en temel ve görünmez altyapılarından biri olan zaman ölçümünün tarihini, 1870 ile 1950 yılları arasında geçen süreçte mercek altına alıyor. Vanessa Ogle, bu çalışmasında standart zaman dilimlerinin ve takvim reformlarının tek bir merkezden dayatılan bir proje olmadığını, aksine farklı kültürlerin, imparatorlukların ve ulus devletlerin kendi yerel pratikleriyle etkileşim içinde gelişen karmaşık bir süreç olduğunu savunuyor. Kitap, küreselleşme tarihine alışılmışın dışında bir perspektiften yaklaşarak, telgraf hatlarından demiryolu tarifelerine, uluslararası meridyen konferanslarından sömürge yönetimlerinin günlük pratiklerine uzanan geniş bir yelpazede zamanın nasıl inşa edildiğini gösteriyor.
Yazar, bu kapsamlı araştırmasında coğrafi olarak birbirinden çok uzak noktaları, örneğin Berlin, Bombay, Honolulu ve Kudüs'ü birbirine bağlayan bir anlatı kuruyor. Ogle'nin temel argümanı, zamanın küresel eşgüdümünün tekdüze bir uygulama değil, müzakere, direnç ve yerel adaptasyonlarla dolu bir süreç olduğu yönünde. Eser, tarih disiplininde giderek önem kazanan küresel tarih yaklaşımının özgün bir örneği olarak, teknoloji tarihi, sömürgecilik çalışmaları ve kültürel antropoloji gibi farklı alanlardan okurlara hitap eden çok katmanlı bir analiz sunuyor. Metnin özgün değeri, zaman kavramını salt bir fiziksel ya da teknik mesele olarak değil, iktidar ilişkilerinin ve toplumsal dönüşümlerin ayrılmaz bir parçası olarak ele almasından kaynaklanıyor.
Koç Üniversitesi Yayınları tarafından 2018 yılında Türkçeye kazandırılan bu 272 sayfalık eser, çevirisiyle konunun uzmanı olmayan okurlar için de anlaşılır bir dil yakalıyor. Modernitenin görünmez ama belirleyici dinamiklerini anlamak isteyen tarih meraklıları, sosyal bilimciler ve kent çalışmalarına ilgi duyan herkes için düşündürücü bir okuma deneyimi vaat eden bu çalışma, gündelik hayatımızın en sıradan gerçeğini tarihsel bir sorunsala dönüştürüyor.